8 Mart 2012 Perşembe

Memleketimden 8 Mart manzaraları

Memleketimden 8 Mart manzaraları

Düşman işgalinden kurtluşu mu bu tarih bir ilimizin?
Cemrenin düşüşü mü suya yoksa, saatli maarife göre?
Bağ budama zamanı mı ? Koyun kırpma vakti olmasın sakın?
Yanlış cevap. Doğrusu 8 Mart Emekçi Kadınlar günü.
Hem de tüm dünyanın.

Bizim buralarda Havva anamızdan beri lakaplarımız aynı,
Ya köroğluyuz ya eksik etek,
Ya saçımız uzundur aklımız kısa,
Yahut olsak olsak birer kaşık düşmanıyız hala...

Olsa da cebimizde edinmesi zor bir sürü  diploma ,
Bu devirde bile hala, asli görevimiz evlenerek olmak birer ana.
Maşa kadar kocası olanın Paşa kadar itibarı var nasılsa.
Ne yazar, kadın nükleer tıp profesörü bile olsa...

Bekarlık adeta ayıp,evde kalır, kız kurusu olursun mazallah!
Boşanmak kötü kayıp, nafaka yerine alırsın muhtemelen hava.
Ayrıldıysan işinden çocuğuna kendin bakmak uğruna,
Kaçırırken kariyer adımlarını bir bir, girersin mesleki zarara,
Kocadan istemek harçlık kırk yaşında,
Omurgasızlaştırır her kendini bilen kadını, sokar bunalıma.

Taciz, mobbing ,hak yeme, ayak kaydırma ya da  terfi ettirmeme,
Her kurum ya da kuruluşta mevcut,
Yüce devlet bu mevzuları derin bularak eder hep sükut.
Aşiret, devlet, hükumet, ideoloji ya da teoloji elele,
Kadın mevzu bahis olmaya görsün hele.

Erkek düşmanlığı yapmak değil maksadım, 
Ya birinden hasıl oldum, ya birini doğurdum,
Biriyle evlendim , ötekine abla yahut kardeş oldum.
Gel gör ki; ülkemde iş eşitliğe gelince kel görünüverir düşerek takke,
Titri bol da olsa herhangi bir abinin ve de eğitimi pek zengin ,
"Turkish man" gelmez sanılmaya maalesef dengin...
 

Çocuk gelinlerin sayısı nasıl arttı bir bakalım,
Öz babası veya kocası tarafından mal gibi satılan kim? Tabii ki  kadın.
Okul yerine Kuran kursuna yollanan, örtülüp eve tıkılan,
"Sen bilmezsin sus!"diye itilip horlanan,
Daha da beteri kamplaştırılmış ortamlara gladyatörce sürülen,
Dişiliğini gizleyip, gereksizce erkekleştirilen kim ? Yine kadın.

Birkaç medyatik örnek geldi gözümün önüne,
Kan donduran öyleleri var ki insanlık ayıbı her biri bence...

Çocuk yaşta bir kıza sırayla ve yıllarca hacet giderir gibi tecavüz eden,
Şehrin ileri gelen , mal mülk sahibi, çoluk çocuklu aile babaları,
Yüzleri bile kızarmadan işledikleri akla seza cürümlerini ,
Savunurken kendilerini sızlamadan hiç vicdanları,
Ağız birliği edip şöyle verdiler ifadelerini,
"Rızası vardı, bizi tahrik etti, uyduk şeytana ama billah,
O bizi teşvik etti!"
 

Beyinlerine gidecek kan apış arasına hücum edince,
Düpedüz sapıklıktı yaptığı bu insan müsveddelerinin bence,
Memlekette "kanun" denince, klarnet ve darbukanın arkadaşı saz geliyorsa akla,
Daha çok kız çocuğunun canı yanar,kadınlar  sonuçta soğur insanlığından da .
 

Töre cinayeti indiriminden yararlanıp cezadan yırtan,
Acaba kaç azılı katil var aramızda, mahpustan çıkan.
Kaç Güldünya daha bilmeyiz ,sevap işlercesine katledilmiştir,
beraber büyüdüğü canı tarafından arsızca?
Bir iki gazete haberi,belki üç beş mısra,
Geri getirmez ki gün görmeden göçen garibi...

Sokaklarda, çocuklarının gözleri önünde Ayşe Paşalı misali,
Gözü dönmüş kaç koca daha infaz edecek resmi ya da imam nikahlı eşini?
 

"Namusumu kurtardım !" teranesiyle kurtulan kurtulana,
Kes kadını, öldüresiye vur altmışbeş bıçak darbesi,
Herifin umrunda mı darma dağın olmuş ailesi,
Ağır tahrik ve iyi hal dümeniyle alacağı ceza öylesine hafif ki..

Eskiden üçüncü sayfada adlarının baş harflerinden ibaretken,
Gözleri kara bantlı birer suretken,
vesikalıklarıyla yanyanayken maktüle ve katil,
Şimdilerde oldular birinci sayfaya tayin.
Sekiz sütuna manşet olsalar da yazılı basında,
TBMM hep meşgul başka işlerle ya da rehavet uykusunda.

Değişen tek şey gitgide artan ölü kadın sayısı,
Kaç kadın derneği daha kurulsun acaba,
çıksın diye düzgün bir kadına şiddet yasası?
Kadın STK' ları elinde pankartlarla dünyayı dolşsa ne ola?

Konuyu şöyle bir irdeleyip gelir seviyesi ve eğitime yoranlar,
Şiddete meyilli olabilir bir yalı sahibi, sanayici ya da kalifiye bir eğitimli.
Değişmiyorsa kafa eşeklik baki.
Ayıp etmemeli hayvancağıza, "Eşek" diye geçmemeli .
Onun karısına hürmeti bence insanınkinden daha hakiki.

Hala cennetten çıkmaysa dayak,
"Vurduğum yerde gül biter!" der tabii birçokları,
Sırtından sıpa , karnından sopayı esirgemez allah için el oğulları.

Hanfendiler, "bağyanlar", bacılar, gacılar, ablalar, analar, kızlar, gardaşlar!
8 Mart tüm yurtta ve dış temsilciliklerde törenlerle kutlansa ne değişecek,
En ağır abiler bugünümüzü nedense yürekten kutlayarak ,
belki sahtekarca kimimize çiçek bile verecek,
"Analarımız size borçluyuz herşeyimizi " diyerek hamaset yaparak,
kadının yegane makamının annelik olduğu sinsice belirtilecek.

"Kadınlar olmasa erkekler de olmaz!"diyecek zevzeğin biri,
"Ailenin yapı taşı kadın,","Gelecek nesillerin yaratıcısı,"
"yüce şahsiyet, günün kutlu, mutlu olsun!"diye seslencek laubali birkaç gazeteci
ayıp olmasın diye köşesinden.
Peygamberi bile alet edip birkaç hadis patlatan bile kendi meşrebinden.



Payımıza düşen bunca tantananın ardındansa: trajikomik,
Hanım hanım oturmak, elimizin hamuruyla erkek işine karışmamak veeeeee
Haddimizi bilerek üç çocuk yapmak!!!
"Kinine ve herşeyden çok dinine sahip yeni nesiller" yetiştirmektir!


Uzun bir dilin ya da ucu sivri bir kalemin,zararı çok düşeriz diline alemin.
Dikte edildiği gibi hepimize, derin bir iç çekelim, şöyle bir silkelenelim.
"Yaşasın kadınlar günü !" diyerek haykıralım,
Kimbilir ?Nerede? Ne zaman? Bir hemcinsimiz daha hakkın rahmetine kavuşturulur şiddet sonucu ülkemizde ,
Varalım seyre dalalım, gündelik hayhuy içinde belleklerimiz boş öylece duralım!


Susalım...
Susturulalım....


Fıtrat Ahu Özçelik

8 mart 2012 Ankara / Aşağı Ayrancı